top of page

Hadiii Lecce! Sarı evleri, lezzetli yemekleri, sıcak insanlarıyla büyülendim!

  • Yazarın fotoğrafı: Tuğba Şahintürk
    Tuğba Şahintürk
  • 10 Ağu 2025
  • 7 dakikada okunur

Ciao Lecce!

Yıllar önce Ferzan Özpetek’in Serseri Mayınlar filmini izledim ile başlamayan bir Lecce gezi yazısı girişi buldunuz! Şanslı gününüzdesiniz.


Çok çok sevdim. En çok neyi sevdin derseniz, kendim gibi hiç kasılmadan, konfor alanım içerisindeymişim gibi bir huzur halinde olmayı sevdim. Evimden kilometrelerce uzakta ama evimde gibi… Böylesinin çok denk gelmediğini şahsen biliyorum. Her gün aynı sokaklardan geçmeme rağmen duyduğum heyecanı sevdim. İnsanların hesapsız cana yakınlığını sevdim, sokakların güvenli oluşunu sevdim. Kadın olarak özgürce gece yarısında daracık sokaklarda kaybolmayı sevdim. Yeni tanıştığın insanların sıkmadan, güvende hissettirerek sahiplenen tavırlarını sevdim. Birasını, yemeğini, domatesini sevdim ya. Biliyorum, geri dönmem bir daha çünkü daha çok hikaye var keşfedilecek ama olur da bir gün buraya geri dönersem, bu yaşıma ve an’ıma da geri dönmüş olacağım. Pardon, bunları günlüğe yazsam daha iyi olurdu jashdbwks.



Bambaşka bir İtalya gördüm, bambaşka bir gezi deneyimi yaşadım. Bilemiyorum ki, siz de benzer hislerle dolup taşar mısınız?


Sarı evleri, buram buram barok mimarisiyle ve her daim sessizliğiyle etkileyici bir yer. Belli ki tarihte bir yerlerde yaşanmış ve kazanılmış, hâlâ günümüze aktarılmış bir şükür enerjisi var. Sokaklarında kaybolmalık ve bir sokaktan defalarca geçerken sıkılma nedir bilmeyeceğiniz şehir; Lecce. Gitmeden sayfalarca araştırma yapılması gerekmeyen bir yer çünkü siz saran sokakları bırakmadan o anın içinde tüm görmek isteyeceğiniz yerleri göreceksiniz.

Bu gezi biraz vizemin kaymağı gibi planladığım bir geziydi. Çok yer dolanıp, çok aktif olacağım bir gezi değil de bolca dinlenip, yazıp, okuyup, yiyip içip (yalan mı diyelim) kafa toplayacağım (ya da dağıtacağım) bir yolculuk olsun istedim. Olduda be, 10 gün sabit aynı yerde ve hayallerimin ötesinde bir evde kaldım. Her sabah bahçeye açılan kapısının önünde rapor verdim kendime^^



Biraz da Lecce’nin bulunduğu Puglia’dan bahsedeyim; İtalya’nın güneyinde, çizmenin topuk kısmına denk gelen yerde ve üç tarafı denizle çevrili bir bölge. Bari’den başlayıp, Bari’de bitirdiğiniz bir çember oluşturursanız bölgeyi tanımış olursunuz. Bildiğimiz İtalya’dan, yani Roma, Venedik, Milano, Floransa gibi popüler lokasyonlardan çok farklı bir bölge. Halkı inanılmaz cana yakın ve fiyatlar da çok uygun. Kültürel zenginliğinin yanında bir deniz tatili rotası da buralar. İyonya ve Adriyatik sahillerinde yazın dadunu çıkarabilirsiniz. Benim şansıma Mayıs ayı olmasına rağmen denizlik değildi havalar. Bikiniler geri döndü, bikiniler üzgün...



Lecce’ye nasıl gittim?

Esasen buraya gitmenin çok basit bir yolu var. İstanbul-Bari uçuşu ile Bari’den 1 - 1,5 saat gibi bir sürede ulaşabiliyorsunuz. Fakat ben ucuza bilet bulunca önce Roma’ya uçtum, Roma’dan da trenle Lecce’ye geçtim. Yaklaşık 6 saatlik bir yol Roma-Lecce arası (hızlı tren, lokal tren arası saat farklılıkları var). Tren yolculukları İtalya’da çok güzel, bu sebeple bu aktarmalı seyahati seve seve seçtim.

Fakat uçağın rotar yapması sayesinde treni kaçırdım ve yeni tren için hem maddi hem de zaman olarak tokatlandım. Meşakkatli oldu yani benim için. Pişman mıyım, sanmam; bu da bir deneyimdi.



Lecce’de ne kadar kaldım & nerede kaldım?

11 gün Lecce’de harika bir evde konakladım. Odadan direkt bahçeye ulaştığım, yüksek tavanlı, saray gibi bir yerdi. 3 odadan oluşan bir yer burası; ortak mutfağı var. Benim şansıma son bir kaç güne kadar kimse yoktu ve tek başıma kaldım koca evde. Biraz ürkütücüydü ilk başta, sonraları alıştım elbette. Şöyleliiiii...


Lecce’de nereleri gördüm?

Aslına bakarsanız, yapmaktan en çok hoşlandığım aktivite Lecce sokaklarında maps kullanmadan, bir yere yetişmeden, sakince, huzurla dolaşmaktı. Ben uzun süre kaldığım için tarihi yapıları keşfetme fırsatını da buldum bunun yanında. Ama eğer Lecce’de iki üç gün gibi kısa bir vaktim olsaydı, her şeyi es geçer, sadece sokaklarında dolaşırdım ve keyifle yer içerdim.

 


Porta Rudiae & Porta San Biagio & Porta Napoli

Tarihi kent merkezini çevreleyen şehirlerin dört kapısı varmış Lecce’nin. Bu kapıların orijinali değil ama on yedinci yüzyılda renovasyon görmüş hallerinin üçü hala Lecce’de. Ay, hepsinin bir hikayesi var elbette ama Google arama bilgisi yazmak istemiyorum, bakıverin^^ Şunu söyleyebilirim, muhteşem bir ambiyansı var hepsinin ve kapıdan geçerken efsunlanıyormuşsunuz gibi bi'hissi. Tövbe, çok güzel.

 

Piazza Sant’Oronzo

Lecce’nin ünlü meydanı kendisi. Etrafında görülen tüm yapılar Lecce mimarisi rengi, yani sarı. Gündüzleri çok sakin ama akşamları hareketli bir yer. Sokak müzisyenleri, gençler, turistler bu muhteşem atmosferi tamamlıyor.

 


Roman Theater

Piazza Sant’Oronzo'nun kalbindeyse 2. yüzyılda inşa edilmiş bir antik tiyatro var. Tadilatta olduğu için içerisine giremedim fakat dışarıdan gayet tatmin edici güzellikte.



Palazzo Tamborino Cezzi

Burayı tam çözemedim açıkçası, otel gibi ama özel etkinlikler veya sergilerde oluyormuş. Çok güzel bir bahçesi var, belli bir yere kadar dolaşmama izin verdi güvenlik. Yüksek tavanları, duvar süslemeleri ve tabloları ile nefis bir saray. Saray diyebilirim herhalde ya.


Fondazione Biscozzi Museo D'arte Contemporanea

Lecce'nin göbeğinde küçük bir modern sanatlar müzesi. Muhtemel denk geleceksiniz dolanırken. Hem kalıcı bir eser koleksiyonu hem de geçici sergiler var içerisinde. Girişi ücretli ama uygun bir fiyattı hatırladığım kadarıyla.


Museo Faggiano

Dışarıdan normal bir bina gibi görünen ama içerisi; sıradan bir ev tadilatı sırasında ortaya çıkarılan inanılmaz arkeolojik buluntularla dolu bir arkeoloji müzesi.

 

Castle of Charles V

Piazza Sant’Oronzo meydanına yakın, çok iyi korunmuş ve ihtişamlı bir kale. İç mekanlarını gezemedim, açıkçası ama bahçesi ve dışarıdan izlemesi dahi keyifli.



P.za del Duomo

Sabahına ayrı, gündüzüne ayrı, gecesine ayrı büyülendiğim yer. İtalya’nın her şehrinde bir duomosu var ama Floransa’dan sonra en çok etkilendiğim burası oldu. İçi ayrı büyüleyici kabul fakat dışı beni daha çok etkiledi. Bir kenara çekilip onu ve onun etrafında dönen enerjiyi, insanları izlemek muazzam.


Palazzo Arcivescovile

Burası bir saray, Duomo ile yan yana diyebilirim. Birbirlerini tamamlıyorlar ihtişam açısından. Dışında 1700’lerden kalma bir saat bulunuyor. İçerisine girmedim fakat dışarıdan tümü beraber nefis zaten.


Basilica of the Holy Cross

Yine bir barok mimarisi, gösterişli ve nefes kesen detaylarla dolu. Aniden karşınıza çıkıp kalbinizi çalıyor.

 


Church of Saint Mary of Grace

Piazza Sant’Oronzo meydanında yer alan bir kilise. Bu meydanda çok vakit geçireceksiniz, girişi ücretsiz, bakıverin.


Church of Saint Theresa

Duomo’ya yakın, merkezi yine Barok döneme ait ihtişamlı bir kilise. Bu arada çok kilise yazmış oldum ama küçücük yerde ne çok kilise var, inanamazsınız.


Lecce’de neler yedim, içtim?

Çeşit çeşit İtalyan biraları, şaraplar, pastalar, hamur işleri, gelato, Allah Allah be.

Bu kadar çok yediğim ilk solo gezim olabilir. Dışarıda ayrı yedim, eve ayrı alışveriş yaptım. Tiflis gezisi geldi aklıma, orada da annemle ölümüne yemiştik. Onu da buradan okuyabilirsiniz bu arada. N’alaka, kendi yazıma, kendime reklam aldım.



Gelateria La Romana 

Hadi be tatlıyla başlayalım bu sefer. İtalya’nın pastası, pizzası kadar tatlısı, dondurması övülmüyor bence; yani bu kadar övgü yeterli değil. Yediğim en güzel dondurmalardan birini yedim. Götürünnn hüp. 


Caffe Alvino 

Lecce’nin köklü pastanelerinden biriymiş kendisi. Roma amfitiyatrosunun tam karşısında yer alıyor. Benim orada olduğum tarihte amfitiyatronun renovasyon çalışmaları sebebiyle önü inşaat sahasıydı. Yine de herkesin sabah rutini olarak tercih ettiği bu yerde bir şeyler denemek istedim. Espresso ve Lecce’nin lokal tatlısı olan pasticciotto yedim. Götürünnn. 


Bar Martinica 

1968’den beri aynı çiftin işlettiği kahve, bira ve ufak atıştırmalıklar yiyebileceğiniz bir yer. Çok az masası mevcut ve siesta dışında yakalamak çok zor. 


Prendici Gusto 

Ara sokaklarda gizlenmiş lokal bir yemek dükkanı. Hem İtalyan ev yemekleri hem makarnalar mevcut. Fiyatları Lecce normalinin altında kalıyor. Yine orta yaşlı bir çift vardı tezgahta ve yine çok az masası mevcut ve anladığım kadarıyla lokaller tarafından da tercih edilen bir yer.


Antica Pucceria Giannone dal 1941 

Ben ömrümü ekmek arası ile geçirebilirim. Bakın, sandviç demiyorum bile. İster hazır alternatiflerden alın, ister kendinize göre orada yaptırın. İster sıcak, ister soğuk. Tamamen sizde. Ben var olan vejetaryen alternatifte ufak değişiklik yaparak yedim. Ekmekleri ayrı, malzemeleri ayrı, lezzetli. Aşırı doyurucu, bu arada ana yemek yerine yenir. Mükemmel.


Enogastronomia Povero 

Yediğim en güzel makarnaları burada yedim Lecce’de. Ları dedim çünkü üç kere geldim. Lokal şarapları, yemekleri hatta başlangıç menüleri dahi çok lezzetli. Onların başlangıcı benim doyurucu öğünüm ayrıca. Atmosferi zaten mükemmel. Acele etmeden şarabımı yudumlayıp, yemeğimi çatallayıp, birkaç sayfa bir şeyler okuyarak 2 saatten fazla net geçirdim burada.


Flow Bar & Bistrot 

Benim Lecce’de en en favori iki yerimden biri. Buraya her sabah cappuccino içmeye gittim. Kahveyle beraber günlüğüme rapor verdim. Bazı sabahlar o kadar keyifli geldi ki kahvaltımı da yaptım ve buradaki süreyi uzattım. Çalışanları, atmosferi, lezzetleri çok güzel. Çok basit ama çok keyifli bir menüsü var. Akşam menüleri de var, bu arada onu da denedim. Vegan ve vejetaryenler için çok seçenek var.



Enogastronomia Salentina 

Heh, bu da diğer favorim. Neredeyse her akşam üzeri buradaydım. İtalyan biraları ve lokal şaraplar eşliğinde, masada oturup gelen geçeni izlemek, bazen bir şeyler yazmak, cana yakın çalışanlarıyla sohbet etmek enfesti. Son gün herkesle vedalaşacak kadar sıcakkanlıydılar. Burayı gerçekten özledim.


Moro

Son olarak da burayı yazıyorum. Yine favorim olan bir yer, harika nohutlu pasta yedim burada. Yine geri döndüğüm yerlerden. Kaldığım evde Welcome Drink kartını verdiler, bu vesileyle keşfettim. Keyifli atmosferi var, hem iç alanda hem dış alanda. Çeşitli İtalyan

biraları ve lokal şarapları da var.


Gidemediğim ama içimde kalanları da yazayım, siz değerlendirirsiniz belki;

Le Zie Trattoria Casereccia / Rezervasyonsuz gittiğim için giremedim.

Alle due Corti Puglia Heritage Restaurant / Some Sieasta problems.


Kısa kısa…

* Bu bölge özelinde araştırdığımda ulaşımla ilgili herkes araç şart demiş. Fakat İtalya’nın gerçekten iyi bir demir ağı var. Hiç şart değil, ben her şeyi trenlerle çözdüm. Gezi planlamanızı iyi yapıp nerede konaklayacağınızı buna göre seçerseniz sıkıntı olmaz.


* Pazar günü halkın resmi tatil günü. Bizdeki gibi aslında pazarları izinliler. Kiliselerin birçoğunda etkinlikleri, müzikler ile eğlence ve anmalar düzenleniyor. İnsanlar akın akın bunlara katılıyorlar. Bir Pazar kalabalığına denk gelirseniz şaşırmayın ve hatta siz de bir gruba uyup birkaç yere uğrayın.


* Evin mutfak alışverişlerini Coop isimli bir zincir marketten yaptım. Aradığım her şey ve fazlası var burada.


* Burada gerçek bir siesta kültürü var dostlar. Güney İtalya’yı filmlerde gördüğümüz gibi tam.


* Seyahat sırasında yapacağım tüm aktiviteler için almam gereken biletleri Get Your Guide sitesinden alıyorum. Ben sergi biletlerimi aldım şimdiye kadar fakat çok fazla seçenek var görüp katılacağınız bir sürü aktivite veya tur çıkabilir. Bu siteyi keşfettiğimden beri seyahat öncesi araştırma yaparken muhakak bakıyorum buraya. Bazı etkinlikler ve biletlerde iptalli alma şansı da var. Daha ne ola kiii, nays.

 

*Bir diğer kullandığım app Omio. Bu resmen hayat kurtarıyor. Bütün seyahat biletlerimi istisnasız buradan aldım. Tren, otobüs, uçak her şey var. Ben otobüs ve tren için kullanıyorum. Yolculuk ne kadar sürecek, hangi yol hattı üzerinden gidiliyor vs gibi detayların hepsi mevcut. Biletlerim kısmında tüm satın alımlar gözüküyor ve kontrolde QR kodu göstermek yeterli olduğundan kiosklarda sıra bekleyip bilet almaya çalışmama hiç gerek kalmıyor. I like this^^

 

*Yurt dışında internet kullanımı için bir e-sim uygulaması olan MobiMatter’i kullanıyorum. Ne kadar süre ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Tüm yurtdışı seyahatlerimde sorunsuzca kullandım.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page